İKLİM KRİZİ, Bir ENERJİ SORUNU değil; YANLIŞ ÜRETİM FİZİĞİNE dayalı bir MALZEME KRİZİDİR
İklim Krizi Neden Tüketimle Değil, Üretim Fiziğiyle (Basalia) Çözülür?
Yanlış Teşhisle Doğru Sonuç Alınamaz
Son on yılda iklim politikalarının refleksi ve çözüm politikaları neredeyse hiç değişmedi; “ Tüketimi azalt, enerji verimliliğini artır, karbonu fiyatla(kağıt üstünde/bilançoda) ”. Bu yaklaşım iyi niyetlidir ama yapısal olarak yetersizdir.
Kesinlikle yetersiz-eksik tek yönlü mevcut talep politikaları ile iklim krizini çözemeyiz ve bu tek yönlü talep politikaları ile devam edersek de , fazla uzun olmayan bir süre sonra “ geri dönülmez kritik eşiği geçerek iklim kilitlenmesine gireceğiz ” .
Çünkü, “dünya nüfusu artıyor, şehirleşme hızlanıyor, altyapı, konut, gıda ve sanayi ihtiyacı durmuyor ”. Dünya ekonomisinin kriz anlarında ve genel olarak lineer ekonomiye dayalı büyüme-istihdam korkusu baskısı altında kimse, “ daha az çimento kullanmaz, daha az şehir kurmaz, daha az üretmez/daha az istihdama ve refaha razı olmaz ”.
Sonuç olarak, tek yönlü yetersiz talep politikaları ile iklim krizini bastırmak, sadece emisyonun ve krizin coğrafyasını değiştirir, iklim krizini asla çözmez.
Asıl Sorun: Enerji Değil, Üretimin(Lineer) Fiziğidir
Bugün küresel emisyonların ana kaynağı genelde “çimento, çelik, cam, plastik, kimya, tarım ve toprak sistemleridir. ” Yani mesele: “Enerjiyi neyle üretiyoruz?” değil, “Neyi, hangi fizik ve kimya ile üretiyoruz?” dur.
Lineer Üretim Paradigması/Fiziği: “ ısı üretir, katı atık üretir, geri dönüşü olmayan atık sular üretir, kimyasallar kullanır, karbon üretir, soğutma ihtiyacını patlatır vs ”.Dolayısıyla, iklim krizini çözmek için “ enerjiyi yeşillendirip bu yanlış üretim fiziğini değiştiremezseniz, sadece daha pahalı bir kriz üretirsiniz(sorunu erteleyerek).
Talep Yönlü Politikaların Tuzak Döngüsü
“ Daha az tüket, daha pahalı karbon, daha fazla regülasyon, daha fazla vergi, daha fazla taahhüde ” dayalı Talep Yönlü İklim Politikaları dünyamızı/medeniyetimizi şu tuzağa sıkıştırmıştır:
Bu yüzden tek başına yetersiz Talep Yönlü İklim Politikaları :
Bu yüzden bugüne kadar uygulanan tek başına yetersiz talep yönlü iklim politikaları ile iklim krizi geri dönülmez eşiklere doğru hızla ivmeleniyor(iklim kilitlenme riski).
Yeni İklim ve Ekonomi Paradigması: Arz Yönlü İklim Politikaları
Arz yönlü iklim politikası basit ama radikaldir ve sadece iklim krizi için çare değil, bir çevre ve kalkınma vizyonuyla sürdürülebilir(döngüsel) ekonominin de garantisidir :
Arz Yönlü İklim Politikaları ; “ Üretimi durdurmaz, aksine Üretimi karbon-negatif hâle getir”. Arz Yönlü İklim Politikaları, üretimi durdurmadan üretimin karbon ve ısı profilini değiştirir. Bu yaklaşımda:
Bu politikalar, iklim ile kalkınmayı ilk kez aynı denklemde birlikte çözer. Arz yönlü iklim politikaları, karbonu bir maliyet kaleminden rekabet avantajına dönüştürür.
Basalia Teknolojisi: Bu Paradigmanın Sahadaki Karşılığıdır
7Cbasalia’nın bu konuda vizyonu nettir: “ Malzeme devrimi olmadan iklim çözümü yoktur ”. Çünkü, iklim krizinin (ve aksak küresel kapitalist sistemin) dibinde matematiği bozuk, dışsallıkları-maliyetleri olan mevcut lineer üretim modeline dayalı malzeme bilimi ve teknolojileri vardır.
Bu konuda 7Cbasalia olarak temel tezimiz şuna dayanmaktadır ;
Mevcut konvansiyonel-lineer temelli malzeme bilimini-teknolojisini değiştirmeden, “ iklim krizine ve kalkınma sorunları çare üretemeyiz ”. Bu yüzden, hem iklim değişikliğine çare üretmek, hem de kalkınma sorunlarını çözebilmemiz için, döngüsel-yeşil, karbon nötr(iklim pozitif) yeni nesil malzeme üretimlerine ihtiyacımız var.
İşte bu bağlamda, iklim krizinin azaltılmasında Basalia ile karbonu dönüştürerek karbon nötr/negatif yeni nesil malzeme üretimi yapmak; yalnızca ” emisyonu azaltmak ” değildir ; aynı zamanda “ Şehirleri 2.cil Karbon Yutak Alanlarına dönüştürerek (tıpkı ormanlar/okyanuslar gibi), doğayı iyileştirmek, Ekonomiyi Yeşil-Döngüsel olarak dönüştürmektir.
Çünkü Enzim Mühendisliğine -İleri Dönüşüme dayalı Bütünsel İklim Teknolojileri Platformu olan Basalia :
Bu yüzden Basalia ; “ ekonomik kriz anında da çalışır, yeniden inşa aşamasında da çalışır, şehirde ve sanayide de aynı anda çalışır.”
Basalia ile Şehirler: Tüketici Değil, 2. Cil Karbon Yutak Alanları ve Karbon Dönüşüm Ekonomileri
Bugünün şehirleri; “ ısı üretir, karbon tüketir, enerji emer ”. Basalia tabanlı altyapılarla oluşacak şehirler ise :
Tıpkı ormanlar ve okyanuslar gibi ama bu kez şehirler insan yapımı ve yönetilebilir. Emin olun ki, 21. yüzyılın iklim mimarisi; “ ormanlar, okyanuslar ve dönüştürülmüş şehirler üzerine kurulacaktır.”
Neden Bu Yaklaşım Piyasaları/Ekonomiyi Değiştirir, İklim Krizine Yardımcı Olur ?
Çünkü, yeni nesil döngüsel bir sanayi alt yapısı oluşturacak olan Arz Yönlü İklim Politikaları:
Arz Yönlü İklim Politikaları sadece çevresel değil; “ekonomik, finansal ve jeopolitik bir dönüşümdür.”
Sonuç: Artık Doğru Soruyu Değiştirme Zamanıdır
İklim krizini çözmek için daha az tüketmek yetmez ve dünyanın geldiği bu aşamada bu artık imkansızdır ; sadece doğru üretmeyi öğrenmek zorundayız . Ve başımızı kuma gömerek halen şu soruyu soruyoruz: “Emisyonu nasıl azaltırız?” Halbuki, artık sormamız gereken soru şudur : “ Biz Emisyonu Neden Üretiyoruz?”
Cevap açıktır :
Hem iklim krizi, hem de sürdürülmesi mümkün olmayan lineer sisteme dayalı küresel ekonomi için çözüm : “ Enerji Geçişi + Malzeme Devrimi + Arz Yönlü İklim Politikası setidir .”
Ve bugün itibarı ile Ahmet Hocamızın uzun yılların mücadelesi/vizyonu ile geliştirdiği Basalia Teknolojisi de sahadaki paradigmanın en önemli karşılığıdır. Şükür ki ,7Cbasalia olarak bizler de uzun yıllar içerisinde imbikten süzülürcesine bu yeni iklim-ekonomi paradigmasının alt (bilimsel-teknolojik) ve üst yapısını (ekonomi-yönetişim) da entegre-bütüncül bir şekilde hazırladık.
