Basalia , Bir Teknoloji Değil, Yeni Bir Medeniyetin Üretim Altyapısıdır

Basalia, İnsanlığa Başka Türlü, Daha İyi Bir Yaşamın Gerçekten Mümkün Olduğunu Göstermektir

Basalia  “ UMUTTUR ”

İnsanlık tarihi boyunca her büyük medeniyet dönüşümü, yeni bir teknolojinin ortaya çıkmasıyla başlamadı. Asıl dönüşüm; insanın doğayla, üretimle ve yaşamla kurduğu ilişkinin değişmesiyle başladı.

  • Tarım Devrimi toprağa bakışımızı değiştirdi.
  • Sanayi Devrimi enerjiye bakışımızı değiştirdi.
  • Dijital Devrim bilgiye bakışımızı değiştirdi.

Bugün ise insanlık, belki de bunların tamamından daha büyük bir dönüşümün eşiğinde bulunuyor. Çünkü ilk kez aynı anda; “ iklim krizi, su krizi, enerji krizi, atık krizi, biyolojik çeşitlilik kaybı, doğal kaynak baskısı, şehirleşme krizi  ve lineer üretime+ piramide dayalı ulusal-global yapılarla ekonomik sürdürülebilirlik sorunu yaşıyor ”.

Ve bütün bunlar “ insanlık açısından anlam ve ontolojik krizle birleşerek”  birbirini besleyen tek bir sistem krizine(ekolojik ve ekonomik krizle ikiz kriz) dönüşmüş durumdadır. Artık bu sorunları birbirinden bağımsız düşünemeyiz. Daha da  önemlisi; artık geldiğimiz aşamada “ bunları birbirinden bağımsız teknolojilerle de çözemeyiz.”

İşte, arkasında büyük bir kainat felsefesi olan, “ bilim-teknoloji, teknolojide ekonomi ve medeniyet yapar”  evrimsel-tarihsel zincire göre, çok uzun yılların mücadelesi sonucunda keşifçi bilim insanı Ahmet Hocamız tarafından geliştirilen Döngüsel Basalia Biyo-Teknolojisinin doğuş hikâyesi ve bugünlere kadar olgunlaştırılıp getirilmesinin arkasındaki yatan esas hikaye tam da budur.

 Basalia, işte bu amaçla ve bir gün bu ihtiyacın ortaya çıkacağına inananlar tarafından bugüne kadar bilime-teknolojiye dayalı alt yapısı ve buna göre şehir merkezli dizayn edilen üst yapısı (Birleşik Dönüşüm Ekonomisi paradigması= kitaplaştırılmıştır) geliştirilmiştir.

Sorun Teknoloji Eksikliği Değil

Bugün dünya tarihinin en güçlü teknolojilerine sahibiz…. Yapay zekâ geliştiriyoruz… Robotlar üretiyoruz… Veri merkezleri kuruyoruz. Uzaya gidiyoruz..vs. Fakat aynı zamanda; “ karbon emisyonları artıyor, şehirler büyüyor ama kırılganlaşıyor, su kaynakları azalıyor, toprak yorgunlaşıyor, doğal sermaye tükeniyor” vs.

Bunun nedeni teknoloji eksikliği değildir. Sorun; “üretim mantığımızdır” . Yani, ne doğaya(dünyamızın eko-sistemine), ne de evrenin çalışma modeline uymayan “lineer üretim modelimizdir”.  Ve tabii ki bu üretime göre kurgulanan ekonomi ve medeniyet(üst yapısı)tasarımıdır.

Sanayi döneminden beri çarpan etkisi ile artan bir oranda, yaklaşık 200 yıldır aynı doğrusal-lineer üretim modelini ve bu üretim modeline göre de dikte edilen ekonomi-medeniyet dizaynını kullanıyoruz. “Yer altından madenleri ve hidrokarbonları (doğal kaynakları) Çıkar – Üret – Tüket – At”. Bu model, ekonomik büyüme sağladı.

  • Fakat aynı zamanda atığı büyüttü.
  • Karbonu-emisyonu (Holosen Çağında 260-280 PPM olan CO2 bugünlerde 430 PPM e çıktı: Küresel Isınma ve İklim Krizi budur işte) büyüttü.
  • Enerji ihtiyacını büyüttü.
  • Şehirleri büyüttü.
  • Ama doğanın kendisini büyütmedi.
  • Çünkü doğa hiçbir zaman LİNEER çalışmaz

Doğa Bize Başka Bir Şey Öğretiyor

Doğa(ve Evren), “ Döngülere dayalı Döngüsel çalışır ”…Doğaya baktığınızda hiçbir süreç tek başına işlemez.

  • Su döngüsü vardır.
  • Karbon döngüsü vardır.
  • Azot döngüsü vardır.
  • Toprak sürekli kendini yeniler.
  • Mikroorganizmalar yaşamın görünmeyen mühendisleridir.

Bir canlının çıktısı, başka bir canlının girdisi olur. Doğada gerçek anlamda atık yoktur. Sürekli dönüşüm vardır. Yer(toprak) ile Gök(atmosfer) arasında “ mükemmel bir matematik ve mühendislikle çalışan karbon-azot-su döngüleri vardır” ama insanoğlu şimdilerde bu döngüleri kırdı.

İşte yıllar önce daha 18 yaşında yola çıkan Basalia’nın keşifçi bilim insanı Ahmet Hocam kendine bu soruyu sorarak başladı ve bütün teorik(üniversite) ve pratik(bizzat saha tecrübeleri ile) hayatını buna göre planladı : Çok basit bütünsel bir bilim yaklaşımı ile yola çıktı ; “ madem doğa milyarlarca yıldır döngülere dayalı olarak döngüsel çalışıyor, o zaman insan üretim sistemi neden hâlâ lineer/doğrusal çalışıyor? Bu mutlaka hem dünyamızı hem de insanlığı bir gün felakete sürükleyecek/krizi sokacak diyerek bu yola baş koydu”….

Ve 2015’te de bu yolculuğuna olağanüstü gelişmeler sonucunda ben de dahil oldum ve bugünlere kadar Basalia’nın Ahmet Hocam alt yapısını(bilim-teknoloji) ben de üst yapısını(ekonomi-yönetişim-medeniyet tasarımı) geliştirmek için asla pes etmeden (etrafımızdaki vasatlara rağmen; ki en çokta bu eski lineerci ve piramide dayalı sistemler içinde büyümüş çok bilmiş vasatlardan çektik ) vakti geldiğinde (ki 2026-2033) hazır etmeye çalıştık ve ŞÜKÜR ki artık alt ve üst yapısı ile hazırız… İşte Basalia’nın çıkış noktası bu soru, bu amaç, bu öngörüdür ve bu varoluşsal sorumluluktur.

Basalia Nedir?

Basalia;

  • bir mikroorganizma değildir.
  • Bir enzim değildir.
  • Bir reaktör değildir.
  • Bir atık teknolojisi değildir.
  • Bir enerji teknolojisi değildir.

Basalia;

  • enzim mühendisliği,
  • ileri dönüşüm teknolojileri,
  • reaksiyon (biyoloji-fizik-kimya= bütünsel-döngüsel bilime dayalı)  mimarisi,
  • enerji dengesi,
  • karbon-emisyon yönetimi,
  • malzeme bilimi ( ki çevre/iklim ve kalkınma sorunları ancak Basalia gibi döngüsel malzeme üretimi yapabilen teknolojilerle çözülebilir)

ve döngüsel üretim prensiplerini tek bir sistem içerisinde birleştiren Bütünleşik bir Karbon Dönüşüm Teknolojisi Platformudur. Basalia, doğa-insan-teknolojili uyumlu yeni üretim mimarisidir/alt yapısıdır.

Ancak bugün geldiğimiz noktada bütün bunları söylemek bile inanın eksik kalmaktadır. Çünkü Basalia’nın gerçek ürünü ne gazdır…Ne yakıttır… Ne karbon malzemesidir…Bunların hepsi sistemin çıktılarıdır. Basalia’nın gerçek ürünü; “ Yeni Nesil bir Üretim Altyapısıdır (Yeşil ve Döngüsel Karbon Nötr/Negatif Üretim Modelidir). ”

BASALİA : Dünyanın İlk Döngüsel Teknoloji Yaklaşımıdır

Bugüne kadar geliştirilen parçalı ve lineer teknolojilerin çoğu tek bir soruna çözüm üretti…Kimisi suyu arıttı…Kimisi enerji üretti….Kimisi atığı bertaraf etti….Kimisi karbonu azalttı….Kimisi yeni malzemeler geliştirdi.

Basalia ise başka bir yaklaşım ortaya koydu. Basalia, bütünsel-tamamlayıcı-entegre döngüsel bir üretim ve ekonomik model içinde ;   “Su, Karbon(emisyon),Enerji, Atık, Toprak, Biyolojik süreçler, Malzeme ve ekonomik değeri” aynı sistem içerisinde birlikte yönetiyor.

Çünkü gerçek dönüşüm; tek bir problemi çözmek değil, problemleri oluşturan sistemi bütünsel olarak dönüştürmektir. İşte Basalia alt ve entegre üst yapısı ile tam da bütünlüklü olarak bir çevre/iklim ve kalkınma vizyonuyla bunu yapıyor ve 7Cbasalia olarak enzim mühendisliğine(mikroorganizmalara) dayalı dünyanın ilk döngüsel teknoloji patentini aldık…

Basalia’nın Entegre Çözüm Modeli

Basalia aynı platform içerisinde;

  • Su Yönetimini,
  • Karbon Yönetimini,
  • Atık Yönetimini,
  • Enerji Geri Kazanımını,
  • Toprak Rehabilitasyonunu,
  • Döngüsel Biyo-Tarımı,
  • Yeni Nesil Karbon Dönüşüm Malzemeleri Üretimini

birbirini besleyen tek bir döngü içerisinde yönetmektedir.

Bu sayede her çıktının başka bir sürecin girdisine dönüştüğü “ Yeni Nesil bir Karbon Dönüşüm Ekosistemi oluşmaktadır. Basalia’nın bütünlüklü-entegre-tamamlayıcı olarak birbirini besleyen tek bir döngü içerisinde oluşturduğu bu yeni nesil karbon dönüşüm ve karbon negatif/nötr sanayi mimari alt yapısı sayesinde;

  • Atık azalır, atıklar döngüsel ekonominin yeniden parçası olur,
  • Kaynak yeniden dolaşıma girer.
  • Atıklar ve Karbon ekonomik değere dönüşür.
  • Doğal sermaye büyür
  • Doğa-teknoloji-insan uyumlu yeni yeşil-döngüsel bir üretim modeli ortaya çıkar

Teknoloji Medeniyet Kurar

Tarih bize önemli bir gerçeği tekrar tekrar göstermiştir. Medeniyet ve insanlık tarihi; bize “bilim teknoloji, teknoloji de ekonomi ve medeniyet yapar zinciri ” üzerinde ulusların güç dengelerinin şekillendiğini ve değiştiğini göstermiştir …

  • Buhar makinesi yalnızca bir makine değildi.Sanayi Devrimi’nin üretim altyapısıydı.
  • Elektrik yalnızca enerji değildi. Modern şehirlerin altyapısıydı.
  • İnternet yalnızca iletişim değildi. Dijital ekonominin altyapısıydı.

İşte bugün Basalia’da bize bu fırsatı sunmaktadır. Bizler 7Cbasalia olarak hiçbir zaman yalnızca yeni bir proses geliştirmeye çalışmadık. Başından beri hedefimiz;

  • şehirlerin,
  • sanayilerin
  • ve ülkelerin
  • karbon dönüşüm kapasitesini oluşturacak yeni nesil üretim altyapısını tasarlamaktı.

Çünkü, büyük medeniyetler önce üretim altyapılarını değiştirir…Sonra da ekonomisi değişir (üst yapısı= Birleşik Dönüşüm Ekonomisi = kitaplaştırdığımız yeni ekonomi paradigması )

Basalia ve Birleşik Dönüşüm Ekonomisi

İşte bu nedenle bizler uzun yılların çalışması ve katıksız inancı mücadele ederek hem alt yapıyı, hem de bu alt yapıya entegre şehir temelli yeni bir üst yapıyı kurguladık.

  • Basalia , “Altyapıdır”. Yani, Karbon dönüşümünü mümkün kılan üretim-işletim sistemidir. Yeni döngüsel sanayi mimarisidir.
  • Birleşik Dönüşüm Ekonomisi (BDE) ise bu altyapının üzerine kurulan şehir temelinde ekonomik ve yönetsel üst yapıdır.

Üretim altyapısı(Basalia) ; “ enerjiyi, karbonu, suyu, toprağı, malzemeyi ve doğal kaynakları ekonomik değere dönüştürür.” BDE üst yapısı da “ ekonomi, finans, muhasebe, hukuk ve şehir yönetişimiyle bu değeri yönetir ”. Çünkü üretim altyapısı değişmeden ekonomik sistem kalıcı olarak değişmez.

Şehirler Geleceğin Rekabet Alanı ve İkincil Karbon Yutak Alanları Olacak

Geçmişte rekabet ülkeler arasındaydı. Bugün şirketler( baskın global şemsiye şirketleri) arasında. Emin olun ki, yakın zamanda bu rekabet “şehirler arasında olacak”. Ve geleceğin güçlü şehirleri; yalnızca daha fazla enerji tüketen şehirler olmayacak. Suyu yöneten, karbonu yöneten, atığı yöneten, doğal sermaye üreten, enerji geri kazanan, iklime uyum sağlayan şehirler olacak.

İşte 7Cbasalia’nın vizyonu; “ şehirleri yalnızca daha temiz yapmak değildir. Şehirleri; iklime dayanıklı, doğal sermaye üreten, ikincil karbon yutak alanlarına dönüştürmektir.

7C: Sadece Bir Şirket İsmi Değil, Bir Medeniyet Kodudur

Bu yüzden 7Cbasalia adındaki “7C”, yalnızca kurumsal bir marka değildir (aslında 7C’nin C’si 3 farklı anlam içerir)  . Bunlardan biri İngilizce Component kavramından ilham alınan mesajıdır.

Yaşamı oluşturan yedi(7) temel unsurun; “ mikroorganizmalar,  bitkiler, hayvanlar, insan, toprak, su, hava”  , yani  7C ayni zamanda doğa–teknoloji–insan uyumu içinde birlikte var olmasını temsil eder. Çünkü, Basalia’nın keşifçi bilim insanı Ahmet Hocamızın vizyonunda; hiçbir zaman teknoloji doğaya hükmetmek için değil; doğayla birlikte üretmek -var olmak/yaşamak için olmalıdır.

Peki Bütün Bu Mücadelemizin Nedeni Nedir ?

Bazen bize soruyorlar: “Bu kadar büyük bir vizyon neden(çoğunluğa göre hayal) ?” Cevabımız çok basit aslında.

  • Bizim hedefimiz yalnızca yeni tesisler kurmak değildir.
  • Yalnızca karbonu azaltmak değildir.
  • Yalnızca atıkları dönüştürmek de değildir.

Bizim asıl hedefimiz; “ insanlara başka türlü, daha iyi bir yaşamın gerçekten mümkün olduğunu gösterebilmektir.”…Her şeye rağmen bizi bugüne kadar ayakta tutan en büyük motivasyon ve sarsılmaz inanç budur… Yani;

  • Teknolojinin doğayla çatışmadığı,
  • ekonominin doğal sermaye ürettiği,
  • şehirlerin yaşamı tüketmediği,
  • insanın yeniden doğayla barıştığı bir gelecek kurmak…

İşte bizim bütün mücadelemiz ve yaşam amacımız/motivasyonumuz bunun içindir.

Basalia; doğa ile teknolojiyi, ekonomi ile yaşamı ve insan ile medeniyeti yeniden aynı sistem içinde buluşturmaya çalışan bütüncül bir dönüşüm biyo-teknoloji platformudur, şuurlu bir yaşam, ekonomi-medeniyet yaklaşımıdır.

Bakın;

  • Gerçek dönüşüm, yalnızca yeni makineler üretmek değildir.
  • Gerçek dönüşüm; “üretim mantığını değiştirmektir.”
  • Gerçek dönüşüm; “ekonomiyi doğal sermaye üretecek şekilde yeniden tasarlamaktır.”
  • Gerçek dönüşüm; şehirleri tüketen yapılardan yaşam üreten ekosistemlere dönüştürmektir.

Ve gerçek medeniyette ; “ doğayla yeniden uyum kurabilen medeniyet(ŞUURLU) kurabilmektir”.

Sanayi Devrimi, dünyamızı felaketin eşiğine taşıyan hidrokarbonlar-madenler üzerine yükselen lineer üretim-ekonomi ve medeniyetin başlangıcıydı.7Cbasalia olarak  bizim hayalimiz ise  “ doğanın dönüşüm ilkelerini referans alan, Karbon Dönüşüm Altyapısı üzerinde yükselen, Birleşik Dönüşüm Ekonomisi(kitaplaştırdığımız) ile desteklenen ve şehirleri iklime dayanıklı yaşam ekosistemlerine dönüştüren yeni nesil bir üretim/sanayi alt yapısı ve kalkınma modeli ortaya koymaktır ”

Çünkü inanıyoruz ki, artık geleceğin en güçlü ekonomileri, en fazla doğal kaynağı tüketenler değil; suyu, karbonu, enerjiyi, toprağı ve yaşamı tek bir döngü içerisinde yöneterek doğal sermayeyi en yüksek ekonomik ve toplumsal değere dönüştürebilenler olacaktır.

İşte bu yüzden, Basalia’nın en büyük ürünü , hiçbir zaman yalnızca bir teknoloji olmayacaktır; “insanlığa yeniden entegre alt ve üst yapısı ile umut veren bir medeniyet fikri olacaktır”.

Prev Post250 Yaşındaki ABD Pastasında İlk Kibrit Yandı
Next PostAcilen İklim Politikalarının 4. Evresine Geçmeliyiz

Leave a reply