Sadeleşerek Saflaşmak ve Saflaşarak Kristalize Olmak Kristalize İnsan, “ Birlik Bilinci ile Yaşar ve Nötürleşir ”

İnsan sadeleştikçe saflaşır ve saflaştıkça da kristalize olur ve ne yazık bu süreçte akşamdan sabaha olmuyor. Sadeleşmek-saflaşmak ve kristalize olmak için bilgi ve deneyimle/tecrübe(ki coğunlukla acılı olması lazım) ile harmanlanarak yaş almak lazım.

Kristalize insan, yıllar içerisinde bilgi ve deneyimle/tecrübelerle yoğrularak imbikten süzülerek zaman içerisinde damıtık bir hal alır. O insanları, zaten yüzünden,enerjisinden,sözlerinden ve eylemlerinden hemen anlarsınız.

Çünkü,kristalize insan ,artık teorik değil bizzat kendi doğurduğu/ürettiği kelimeler ve cümlelerle kendi turnusol kağıdı ile hayatı/olanı-biteni yorumlar.Kristalize olmuş bilgeliği, içten dışa doğru bedenine ve aurasına/enerjisine yansır. Çünkü, yorumladıklarını iliklerinde ve hücrelerinde hissederek yaşar, artık konuşan bizzat hücreleridir. Hücrelerin konuşması, aklen ve kalben idraktir/yüksek şuurdur zaten.

Kristalize olmuş insan “ elmasa ” benzer. Elmas (ki karbon elementinin kristalize halidir) nasıl ki yüksek basınç ve yüksek sıcaklık koşullarından milyonlarca yıl içerisinde kristalize olur; ayni şekilde insanda bilgi,acı ve hatalara(bedeller) dayalı deneyimlerle,düşe-kalka yıllar içerisinde yontularak sadeleşerek saflaşır ve saflaşarakta kristalize olur.

Hayata dair çok yönlü deneyime/uygulamaya dayanmayan, salt bilgiye dayanan öğreti ve gelişimle kristalize olunmaz. Konfor alanında kristalizasyon oluşmaz. Bu yüzden “ en büyük öğretmen acıdır derler ” ve Sezen Aksu’nun şarkısında dediği gibi “ acıdan geçmeyen her insan biraz eksiktir ” misali.

Bilgi, tek başına insanı kristalize etmeye yeterli değil; aksine deneyim(acılı) olmaksızın salt bilgiyle yüklenen ve gelişen kişi “ kibir ve ego ” da yapabilir ; kristalizasyonda acıyla deneyim/tecrübe lazım, yani bilginin deneyimle törpülenmesi ve işlenmesi/idrak edilmesi gerekir. Aksi halde, tecrübeyle/acı ile hal olmamış/yoğrulmamış bilgi, insan da kibir yapabilir.

Önce Sadaleşmek lazım

İnsanın önce,kaba ayardan ince ayara geçmeden önce sadeleşmesi lazım.Yani, hayatındaki bütün fazlalıklarından arınması lazım, fazlalıkları,yükleri atması lazım. Fazla yüklerin çoğu,aslında kişinin yaşam planı dışında ve liyakatı dışındaki(ki başlangıçta farkında değil), madde dünyasındaki ihtiyaç fazlası arzularından,ihtiraslarından, taleplerinden, beklentilerinden oluşur ve birikir.

Sadeleşme, bazen yapıcı yıkımla veya bazen de farkındalıkla/aydınlanma ile başlar. Sadeleşmenin “ arınma ” ile devam etmesi gerekir. Sadeleşme, bir bakıma kendi yaşam planını keşfetmenin/anlamanın başlangıcıdır ve kısmi bir rahatlama ve özgürlükte getirir.

Kişinin, yeniden enkarne olduğu 3. ve 4.boyut dünyasında bizzat sahada acı ve bedellerle tecrübe ederek  üst benliği ile temasa geçmeye başladığı ve bu şekilde yaşam planına göre rotasını ve misyonunu hissetmeye/anlamaya başladığı süreçtir. Sadeleşebilirsiniz ama 2.aşama olan saflaşmak için üst benliğinizle temas içerisinde yaşam amacınıza/misyonunuza göre rotaya oturmanız lazım;yoksa devamı gelmez.

Zaten saflaşma ,rotaya oturma sonrasında DNA kayıtlarınızın da açılması, nöron örüntü ağınızın gelişmesi ve evrenle rezonansınızın artması sürecinin başlamasıdır. Sadeleşip saflaşma sürecine girdiğinizde geri dönülmez bir şekilde “gereksiz/ihtiyaç olmayan/fazlalık olan/yük olan “insanlardan, eşyalardan,ugraşlardan,ortamlardan/mekanlardan ” uzaklaşmanız lazım, yoksa yükselemezsiniz/titreşim ve frekanslarınınz artmaz,hafifleme sürecine giremezsiniz.Sadeleşmek, “ ayni zamanda geri dönülmez bir şekilde bırakmak,vazgeçmek ve gemileri yakmaktır.”

Sadeleşmek için ,önce neleri istediğini değil, neleri istemediğini tespit edip listelemelisin(yazılı).Yani, neleri istediğini bilmeyen biri(neleri istediğini değil) sadeleşemez. Sadeleşmenin başlangıcı, “ neleri istemediğini tespit edip,listelemekle başlar “ ve bu listeye göre hareket etmeye başladığın zaman yani bu listeyi hayatında /referans/çapa olarak kabul ettiğini zaman o vakit saflaşma yolunda ilk adımı atmış olursun.Zaten o vakit bırakma ve vazgeçme/tercih etmeme başlar.

İnsan doğası gereği, beklentileri,arzuları ve ihtirasları var ve bu duygularından dolayı her zaman çok şey ister ve yoğun duygu fırtınaları içinde doyumsuzdur. İstekler ve talepler sonsuzdur ama ihtiyaçlar sınırlıdır, işte sadeleşmenin ilk aşaması bunu farketmektir, yani istek ve taleplerine göre değil; yaşam planına ve ihtiyaçlarına göre ÖNCE neleri istemediğini ortaya koyman lazım…

Sadeleşen insanın ( sadeleşmek bilinç olarak yükselmenin ve hafiflemenin başlangıcıdır) beden titreşim ve frekans hızı yükselmeye ve hafiflemeye başlar,hormonal salgıları bile değişir,kendini daha çok alfa modunda hisseder.

Stresi ve kortizonu azalır,çünkü bunlar insanı beta modunda(yaşamsal şartlar/zorunluluk) tutar ve titreşim ve frekansını düşürür.Sadeleşmek otomatik olarak temiz/doğru bir yeme-içme kültürünü de tetikler ve besler.Sadeleşmek, bedenin frekansını düşürecek yiyecek ve içeceklerden uzak durmayı gerektirir.

Sadeleşerek Saflaşmak

Saflaşmak , sadeleşmeden sonra başlar. Yani ihtiyaçlarına göre neleri istemediğini ortaya koyduktan sonra başlar. Kısaca, beklenti,arzu ve ihtiraslardan kaynaklanan aşırı/sonsuz taleplere/isteklere dayalı fazlalıkları,atıkları,yükleri atmakla başlar.

Saflaşma süreci, neleri istemediğini ortaya koyduktan sonra esas yaşam planına göre yaşamak ve bunu yaşamına geçirmektir aslında. Saflaşma süreci, “ bilgi-bilinç-tecrübe-idrak ” aşamalarıdır.

İdrak, zaten bilginin, düşünce ile bilince dönüşüp eylem ve davranışlarına yansımadır. Bu yansıdığında otomatik olarak değişim-dönüşüm jenaratörleri olan çakralar da bütünsel/harmoni içinde çalışmaya başlar ve bedenin aurası ve ritmi değişir. Saflaşmak aslında bir bakıma evrenle/kozmik sistemle kucaklaşmaya başlama hissinin ilk aşamasıdır.

Saflaşmak, dönme ve döngüye dayalı kozmik sistemle tanışmak,kucaklaşmaktır.Tıpkı atomun etrafında dönen electron ve protonlar gibi ,mikrodan makroya tüm kozmik sistem varlık misyonuna göre belli bir frekans/titreşimle ve belli bir döngüsellik içinde döner. Yani,bedensel/zihinsel/şuur olarak seni oluşturan madde ve enerji hallerin , artık gittikçe daha yüksek bir titreşim ve frekansla döner.

Yüksek dönme hızları zaten seni daha hafif ve şeffaf kılar, çünkü dönmeye dayalı titreşim ve frekans hızı azaldıkça azaldıkça form/hücre/madde yapısı kabalaşır/ağırlaşır ama yüksek bilinç ve idrak halinde düşünce hızın(nöron örüntü ağın) artacağı için auran ve kozmik bedenlerinin et bedeninden uzaklaşmaya başlar. Auran ne kadar et bedeninden uzaklaşırsa(ki kainattaki HAK boyutunu/sınırını belirler), o kadar saflaşma sürecin artar/gelişir. Saflaşan Insanın aurası büyür ve tasaffuftaki vahdedi vucud yolculuğu başlar.

Kristalize Olmak

Kristalize olmak ise bu yolculuğun/sürecin nirvanasıdır. Artık,saflaşmanın artmasıyla birbirini besleyen bir şekilde; (1) buna göre bir hücre yapın oluşur/çakraların aktif olur ve form/beden hızın artar(titreşim/frekans) ve  (2) buna göre bir düşünce-bilinç ve idrak seviyen oluşur(nöron örüntü ağı).

Peki sadeleşerek saflaşan ve saflaşarak kristalize olan insanın amacı/hedefi ve nihai çıktıları nedir?

Kristalize olan insan ; artık geri dönülmez bir şekilde eşzamanlı 2 idrakla yaşamaya başlar. Kristalize olan insan, (1) katıksız olarak “ Birlik Bilinci ” ile yaşar ve (2) Nötürleşir.

Nötürleşmek aslında insan evriminin/tekamülünün en üst seviyesidir.Tasavvufta, hiçlik,sessizlik ve durgunluk makamıdır, yani olayları ve olguları arzu ve beklentilerine göre pozitif-negatif yargılamak yerine, nötür yorumlamak.

Tasavuffuta, hayır ve şer Allah’tandır hali, ayni şekilde gelene geldiği için, gidene gittiği için karışmama halidir, olanı-biteni yargılamadan,sadece “varolduğu /gerçekleştiği için ” kabullenme halidir.

Nasıl ki, karbon yüksek baskı ve sıcaklıklarda kristalize olarak elmasa dönüşür ; insan da sadeleşerek saflaşabilir ve sonunda da saflaşarak kristalize olabilir. Yani tüm söz ve eylemlerinde artık, (1) birlik bilinci ile hareket ederek ve eşzamanlı (2) olanı- biteni de arzu ve beklentilerine göre pozitif veya negatif diye yargılamadan nötürleşebilir.

Sontahlilde,kristalize(elmas) insan,” birlik bilincine ve nötr yargıya ” ulaşan insan demektir.

        Prev PostArtık, YEŞİL ve DÖNGÜSEL/Sürdürülebilir Olmayana Kredi ve Sermaye Yok
        Next PostKıbrıs’ta Yeni Müzakere Konsepti : “ Nato Şemsiyesinde + Referandumsuz + Kıbrıs Cumhuriyetinin Evrilmesine ” dayalı olabilir

        Leave a reply