Acilen, Yaşadığımız, Hava aldığımız ilk 10-15 km’lik İnce Hava Tabakası TROPESFER’ de BİRİKEN STOĞU ÇEKMELİYİZ.
Bugün” İklim krizini çoğu zaman “atmosferin sorunu” gibi konuşuyoruz. Oysa bilimsel gerçek çok daha net ve çarpıcıdır: “ İklim krizi, atmosferin tamamının değil; neredeyse bütünüyle TROPOSFERİN krizidir.”
Yani Dünya’yı saran devasa gaz örtüsünün değil, yaşadığımız ve nefes aldığımız ilk 10–15 kilometrelik ince hava tabakasının. Bu ayrımı doğru koymadan, “ ne doğru teşhis koyabiliriz, ne de doğru çözüm üretebiliriz ”.
Bugün itibarı ile İklim Krizini çözmek için de ;
(i) ya TROPOSFER’ de biriken stok CO₂, CH₄ ve diğer sera gazlarının tümünü atmosferin üst katmanlarına sıçramayacak/atmosferi bozmayacak şekilde, tıpkı aşırı alkolden( siroz) şişen ciğerden/vücuttan suyu çeker gibi alıp, atmosferin dışına çıkarmalıyız. Ki bugün ne yazık bu teknolojimiz yok ve olana kadarda bekleyecek vaktimiz kalmadı.
(ii) Ya da Basalia gibi KARBON DÖNÜŞÜM TEKNOLOJİSİ ile Troposferdeki bu stoğu çekerek-dönüştürerek Şehirlerin alt yapılarına, binalarına (üstelik iklime dayanıklı yapılara dönüştürerek), topraklarına(daha verimli) monte etmeliyiz.
Bakın, bugün geldiğimiz aşamada artık iklim krizi bir çevre sorunu değildir; “ altyapı, finans ve şehirlerin çökme hızıdır. ” Ve karbon sorunu da gökyüzünde değil; şehirlerde çözülecektir/çözülmelidir (yani gökyüzündeki karbonu şehirlere monte ederek) .”
1- Sebep: Troposferin Taşıma Kapasitesini Aştık
Troposfer:
Başka bir ifadeyle: “ İklim sistemi burada çalışır, burada bozulur.” Son 150 yılda:
2- Sonuç: Isınma Değil, Enerji ve Su Dengesinin Kilitlenmesidir.
Bugün yaşadıklarımız sadece “küresel ısınma” değil:
Yani geri besleme döngüleri (feedback loops) devrede ve bu döngüler dünyamızı yıkıcı bir iklim kilitlenmesine götürüyor. Bu yüzden:
Troposfer, Dünya ölçeğinde son derece ince bir katmandır. Yani, elma kabuğu kadar hassas bir sistemden bahsediyoruz ve biz lineer sisteme dayalı konvansiyonel teknolojiler(üretim-tüketim modelleri) ve üretimden/gerçek değerden kopmuş vahşi bir finansal küresel kapitalist sistemle bu kabuğu “yükle doldurduk”.
3- Yanlış-YETERSİZ Çözüm: Karbon Negatif Söylemi Neden Yetmiyor?
Karbon Negatif ve emisyon azaltımına dayalı mevcut yetersiz iklim politikaları büyük ölçüde şuna dayanıyor: “ Emisyonu ölç + Azalt + Telafi et”…
Ancak acı gerçek şudur:
Yani: Sorun “emisyon” değildir, emisyon ile doğanın taşıma kapasitesi arasındaki açıktır. Bu yüzden:
4- Çözüm: Karbon Dönüşüm Ekonomisi ve Troposferi Hafifletmek
İklim krizini çözmek istiyorsak artık :
Bunun içinde yeni bir iklim-ekonomi paradigması gerekir: “ Karbon Negatiften → Karbon Dönüşüm Ekonomisine ” geçmeliyiz. Bu yaklaşım:
İşte bütünsel İklim Teknolojileri Platformu olan Basalia yaklaşımının farkı da tam burada ortaya çıkıyor: Çünkü, Basalia ile
Yani: Basalia ile “ Şehirleri İkincil Karbon Yutak Alanlarına ve Karbon Dönüşüm Ekonomisine” dönüştürebiliriz. Çünkü, artık geldiğimiz aşamada “ Troposferi hafifletmeden, iklim krizini yönetemeyiz ” ve bunun içinde şehirleri acilen 2.cil karbon yutak alanlarına dönüştürmeliyiz(1.cil doğal karbon yutak alanlarına yardımcı olacak şekilde)
5- Sonuç: İklim Krizi Bir Atmosfer Sorunu Değil, Medeniyet Tasarımı Sorunudur
İklim krizi, “ gökyüzünde değil, uzayda hiç değil, yaşadığımız 10 kilometrelik ince hava katmanındadır. Ama kökü:
Ve bugün iklim kilitlenmesine girmeden önce( yukarıda ortaya koyduğumuz i- çözümünün henüz teknolojisi yok) önümüzde iki yol var:
Geldiğimiz aşamada artık İklim Krizi, bir çevre meselesi değildir; hayatta kalma ve uygarlık meselesidir. İnşallah doğru özel-kamusal partnerlerle 7Cbasalia olarak elimizden geleni yapacağız ve COP31 Türkiye’de de iklim stratejileri/politikaları için bu yeni paradigmayı(teknolojimizle birlikte) insanlığın önüne koyacağız.